1. Anasayfa
  2. Siyaset Bilimi

Devlet ve Hükümet Aynı Şey mi? Aralarındaki Farklar?

Devlet ve Hükümet Aynı Şey mi? Aralarındaki Farklar?
0

Devlet ve Hükümet Ayrımı

Devlet, temelde şu özelliklere sahiptir:

  • Sınırları belirli bir coğrafi alan üzerinde nüfusa sahiptir
  • Bu coğrafi alan üzerinde güç kullanma tekeline sahiptir,
  • Politika oluşturma ve uygulamaya ilişkin kurumlara ve prosedürlere sahiptir,
  • Karmaşık, uzmanlaşmış ve hiyerarşik bir yapısı vardır, diğer bir ifade ile kurumsallaşmıştır,
  • Egemenlik hakkına sahiptir, diğer bir ifade ile ulusal sınırları içinde karar verme, kural koyma yetkisine sahiptir,
  • Polis teşkilatı, eğitim kurumları, ordu, mahkemeler gibi bir dizi kurum tarafından temsil edilir
  • Toplumdaki en üstün kontrol kurumudur. 

Aslında, devlet bir kurgulamadır. Kimse devlet ile yüz yüze gelmemiş, selamlaşmamış veya kahvaltı etmemiştir. O zaman devlet nedir? Benimsedikleri yaklaşıma göre devleti farklı biçimlerde tanımlayan çok sayıda sosyal bilimci vardır. Örneğin, kimi, devleti bir kurumlar dizisi olarak tanımlamaktadır, kimi bir ilişkiler ağı olarak, kimi sadece ezeli ve ebedi bir “idea” olarak, kimi de siyasetin gerçekleştiği yer olarak. Ünlü sosyal bilimci Max Weber, devleti toplum üzerinde şiddet kullanma tekeline sahip siyasal bir örgütlenme olarak tanımlamaktadır. Ancak bu tanım, tam da modern devleti tanımlamaktadır. Bu durumda modern öncesi dönemlerde devlet yok muydu? sorusu gündeme gelmektedir. Liberal düşünürler, devleti toplumların bir arada uyum içinde yaşamak için kendilerini yönetme hakkını bir sözleşme ile devrettikleri bir örgütler dizisi olarak tanımlamakta. Dolayısıyla liberalizmde devlet, farklılaşmış ama uyumlu bir ekonomik alanın düzenleyicisidir. Marx’ın devlet tanımında ise temel değişken “sınıf”tır. Marx’a göre, üretim tarzının belirlediği sınıfsal yapı bir üst yapı unsuru olan siyaseti ve devleti de şekillendirmektedir. Bu durumda devlet, üretim araçlarına sahip sınıfların mevcut ayrıcalıklı konumlarını korumak üzere diğer sınıfları kontrol altında tutmak için oluşturdukları bir baskı aygıtıdır. Hegel ise, her toplumsal örgütlenmenin iki bölümden oluştuğunu, bunlardan birinin toplumsal ve iktisadi ihtiyaç ve çatışmaların yer aldığı sivil toplum, diğeri ise felsefi ve manevi yaşamı içeren siyasal toplumdur. Devlet, siyasal topluma tekabül etmektedir. Sivil toplum, özü itibariyle anarşi ve kaos eğilimlerini beslerken, devletin yer aldığı siyasal toplum barış ve uzlaşmayı sağlamanın aracıdır. Hegel’de sivil alanda yer alan hiçbir sınıf veya grup sınıflarüstü değildir, bu nedenle toplumsal uzlaşmayı sağlayamaz. Toplumsal uzlaşmayı sağlayabilecek tek şey, evrensel bir us olarak devlettir; bu anlamda Hegel’de devlet adeta ilahi bir güçtür, Platon’un “idea”sına benzeyen ve görünmeyen ama düşünsel olarak var olduğu bilinen bir güçtür. 

Devlete ilişkin bütün bu tartışmalar ve tarihte görülen devlet ve devlet-benzeri örgütlenmeler, devletin aslında sadece bir kurumlar dizisi olmadığını, kurumlar kadar bir ilişkiler bütünü olduğunu, aynı zamanda bu kurumlar ve ilişkiler bütününe ilişkin bir kültürel anlayış ile de ilişkili olduğunu göstermektedir.

 

Hükümet ise,

  • Devleti idare etme yetkisine sahiptir,
  • Bu yetki bir süreliğine (geçici)dir,
  • Seçilmiş kişilerden (başkan, başbakan, bakanlar kurulu) oluşur,
  • Hükümeti oluşturmanın yazılı veya yazılı olmayan belirli kuralları vardır,
  • Mevcut siyasal rejim tarafından sınırlandırılmıştır (yetkileri mutlak değildir)
  • Anayasal monarşilerde seçilmemiş bir kişi de bulunabilir (Monark),
  • Devlete göre daha zayıf bir şekilde kurumsallaşmıştır.

 

Devlet’e Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Fransa Cumhuriyeti Devleti, Amerika Birleşik Devletleri Devleti, İran İslam Cumhuriyeti Devleti örnek verilebilir. Hükümete ise Türkiye’den Demirel Hükümeti, Ecevit Hükümeti, Özal Hükümeti, Erdoğan Hükümeti örnek verilebilir. Türkiye’de hükümetler bazen sırasına göre de adlandırılır; örneğin 32. Hükümet, 58.Hükümet gibi. Demokrasilerde devlet, hükümete belirli ölçülerde yön verir; çünkü birçok devlet örgütünün ömrü hükümetlerden çok daha uzundur. Örneğin, yargılama sistemi, ordu, polis teşkilatı, devlet planlama teşkilatı hükümetler değişse de varlığını sürdürür. “Devlet gücü daha ziyade bürokratlarda ve kurumlarda tezahür eder. Demokrasilerde hükümet ve devlet bir makasın iki bıçağı gibidir. Aralarındaki mesafe asla tam olarak kapatılamaz. Ama belli bir açıklığın aşılması halinde demokrasiden uzaklaşıp bürokratik vesayet sistemine yaklaşmış olur.”

Batı dünyasında devlet “state” kavramı ile, hükümet ise “government” kavramı ile ifade edilmektedir. Ancak, bazı ülkelerde özellikle federal biçimde örgütlenmiş ülkelerde, örneğin Emerika Birleşik Devletleri’nde hükümet (government) kavramı devlet ile eş anlamlı kullanılıp, devlet (state) federal yapıyı oluşturan her bir eyalet için kullanılmaktadır. Bu farklılık, bir yandan Anglo-Sakson geleneğinde “devlet” geleneğinin zayıf olmasından, bir yandan da ülkenin bir’den fazla federe devletten oluşmasından kaynaklanmaktadır.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?
  • 0
    be_endim
    Beğendim
  • 0
    alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
  • 0
    e_lendim
    Eğlendim
  • 0
    d_nceliyim
    Düşünceliyim
  • 0
    _rendim
    İğrendim
  • 0
    _z_ld_m
    Üzüldüm
  • 0
    _ok_k_zd_m
    Çok Kızdım

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir