1. Anasayfa
  2. İslam Kurumları ve Medeniyeti

Kültür ve Medeniyetin Tanımı ve Aralarındaki Farklar

Kültür ve Medeniyetin Tanımı ve Aralarındaki Farklar
0

KÜLTÜR VE MEDENİYETİN TANIMI

Kültür Terimi ve Tanımları

Kültür, insan faaliyetlerinin tümünü ifade eden kapsamlı bir terimdir. Kültür biziz, medeniyet yaptıklarımızdır sözü bu derin kapsamı ifade ediyor ve bu durum kültür araştırması yapan bilim adamlarının bu terimin tanımında birleşememeleri sonucunu doğuruyor. Filozoflar, eğitimciler, sosyologlar, antropologlar ve diğer bilim adamları ilgi alanlarına göre çeşitli kültür tanımları yapmışlardır. Meselâ, E. B. Taylor kültürü şöyle tanımlar:

Kültür bilgiyi, imanı, sanatı, ahlâkı, hukuku, örf ve âdetleri ve insanın toplumun bir üyesi olması dolayısıyla kazandığı diğer bütün maharet ve alışkanlıkları ifade eden karmaşık bir bütündür. (Turhan, 1969, 39)

Ziya Gökalp’in kültür tarifi ise şöyledir: Kültür, bir milletin dinî, ahlâkî, hukukî, aklî, bediî, lisanî, iktisadî, fennî hayatlarının aklî bir bütünüdür. (Gökalp, 1970, 30)
Böylece Gökalp, belirli bir topluma ait sosyal davranışların kültürü meydana getirdiğini ifade etmekte, kültürde millî özellikler görmekte ve bu sebeple genellikle millî kültür tabirini kullanmaktadır.

Aşağıda değişik kültür tanımlarına yer verilmiştir:

E. Sapir: Kültür, varlığımızın yapısını belirleyen, ictimâî yoldan tevârüs ettiğimiz maddî ve manevî unsurlar birliğidir.

R. Thurnwald: Kültür, bir toplulukta örf ve âdetlerden, davranış tarzlarından, teşkilât ve tesislerden kurulu âhenkli bir bütündür.

C. Wissler: Kültür, bir halkın yaşama tarzıdır.

A. Young: Kültür dünyası, mevcudiyetinin bütün tarihi boyunca tabiatı ve kendisini nasıl idare edeceğini öğrenmek suretiyle insanın, bizzat meydana getirmiş olduğu eseridir.

Tozzer; Kültür, toplumsal olarak öğretilen ve aynı yoldan yeni kuşaklara aşılanan davranış türleri ya da kalıplarıdır.

R. M. MacIver; Kültür, yaşayış ve düşünüş tarzımızda, günlük münasebetlerimizde, sanatta, dinde, edebiyatta, sevinç ve eğlencelerimizde tabiatımızın kendisini ifade etmesidir. (Turhan, 1969, 39-40)

Medeniyet Terimi ve Tanımı

Bir milletin kültür ve medeniyetine ait unsurlar birbiriyle öylesine karışmıştır ki bunlardan hangisinin kültür, hangisinin medeniyet unsuru olduğunu ayırt etmek oldukça zordur. İşte bu güçlük pek çok kişinin zihninde, kültür ile medeniyet aynı şeydir, düşüncesinin yerleşmesine sebep olmuştur. Yine de bazı bilim adamları kültürün manevî unsurlarını kültür, maddî ve teknik unsurlarını medeniyet olarak değerlendirmişlerdir. Bir kısım ilim adamları da; medeniyet, milletlerarası ortak değerler seviyesine yükselen kültür unsurlarıdır, tanımını yapmışlardır.

MacIver, medeniyet, insanın, hayatı üzerinde etkili olan şartları kontrol amacıyla sarf etmiş olduğu çabalar sonucu meydana getirdiği mekanizma ve teşkilâtın bütünüdür, diyor. Bu tanıma göre medeniyet kültürden ayrı bir kavramdır ve bütün sosyal kurumları, tekniği, maddî alet ve vasıtaları içine almaktadır. (Turhan, 1979, 40)
Ziya Gökalp’e gelince; o, millî kültürü meydana getiren din, ahlâk, hukuk, rasyonel faaliyetler, estetik, dil, ekonomi ve teknik gibi unsurların değişik milletlerin ortak hayatında aldığı şekle medeniyet diyor. Meselâ, Batı medeniyeti denildiği zaman, dinî bakımdan Hıristiyan toplulukların manevî ve sosyal değerleri ile müsbet ilme dayalı teknik anlaşılır. Ancak batı medeniyetine bağlı milletlerden her biri ayrı bir kültür topluluğudur. Bilimde
benzer anlayış içinde olmalarına, tekniği üretme ve kullanmada birbirlerine yakın yollar izlemelerine rağmen dilleri, gelenek ve görenekleri, ahlâk anlayışları, edebiyatları, masalları, destanları, güzel sanatları, folkloru ve hatta giyinişleri aynı değildir. Hepsi Hıristiyan oldukları halde din karşısındaki tutumları da farklı olabilmektedir.

Aynı durum İslâm medeniyeti için de geçerlidir. İslâmiyet de çok geniş bir alana yayılmış ve değişik milletler bu dini benimsemişlerdir. Müslüman olup İslâm medeniyeti havzasında yer alan milletlerin ortak İslâm medeniyetinden ayrı millî kültürleri vardır. Bu husus sanatta, örf ve âdetlerde, giyimde özellikle kendisini gösterir. Hindistan’da yapılan bir mimari eser, meselâ bir cami ile Anadolu veya Fas’ta yapılan bir cami farklı mimarî özellikler taşır. Bir Pakistanlı, bir Senegalli değişik şekilde giyinir ve beslenir.

Çin’de yaşayan müslümanla Arabistan’da yaşayan müslüman farklı zevklere, gelenek ve göreneklere sahiptir. İşte bu farklı inanış, eğilim, düşünce, kullanış ve davranış tarzları her milletin kültürünü oluşturur. Millî kültürler, bir medeniyet çerçevesi içinde zamanla bazı değişiklikler gösterseler bile her kültür kendi özelliğini korur. Yani ana kültür kalıbı belirli bir karakter halinde varlığını sürdürür.

 

KÜLTÜR VE MEDENİYET ARASINDAKİ FARKLAR

Yukarıda kültür ve medeniyet hakkında yapılan açıklamalardan bu iki kavramın kolay anlaşılabilir bir mahiyet göstermedikleri ortaya çıkmaktadır. Bununla beraber kültür ve medeniyet arasındakı farkların bilinmesi bu iki kavramın daha rahat anlaşılmasına imkân verecektir. Ziya Gökalp’in maddeler halinde sıraladığı bu farklar şunlardır:

1. Kültür milli, medeniyet milletlerarasıdır. Mesela, batı medeniyetini temsil eden milletler ortak bir medeniyeti benimsedikleri halde dikkat edilirse aynı medeniyetin içinde İngiliz, Fransız, Alman, Amerikan hatta Rus kültüründen söz edilebilmektedir.

2. Medeniyet ferdî iradelerle ve metot (usûl ve akıl) vasıtalarıyla ortaya çıkan sosyal olaylar bütünüdür. Kültür ise ilham ve duygu vasıtasıyla oluşur ve gelişir. Dinle ilgili bilgiler ve ilimler belli bir metot ve iradeyle ortaya çıktığı gibi ahlâka, hukuka, güzel sanatlara, ekonomiye, aklın fonksiyonlarına, dile ve tekniğe ait bilgiler ve teoriler de aynı şekilde elde edilmiştir. Dolayısıyla aynı medeniyet içinde bulunan bu kavramların, bilgilerin ve ilimlerin toplamı medeniyet dediğimiz şeyi oluşturur.

Kültür unsurları ise belli bir metotla, fertlerin iradesiyle ortaya çıkmamıştır. Mesela, bir kültür unsuru olan dil, insanlar tarafından belli bir metotla oluşturulmuş ve geliştirilmiş değildir. Dinî, ahlâkî, estetik (bediî) duyguların durumu da böyledir. Öyleyse kültür ile medeniyeti birbirinden ayıran husus, kültürün özellikle duygulardan, medeniyetin özellikle bilgilerden meydana gelmiş olmasıdır.

3. Medeniyet, iktisadî, dinî, hukukî, ahlâkî vb. fikirlerin bütünüdür. Kültür dinî, ahlâkî, bediî (estetik) duyguların bütünüdür.

4. Kültür ve medeniyet arasındaki farklardan biri de amaç ve araç arasındaki farktan ibarettir. Medeniyet, insanın fayda elde etmek düşüncesiyle bir amaca erişmek için kullandığı araçların tümünü ifade eder. Kültürler ise kendi başlarına amaç olan şeylerdir. Bu bakımdan bir spor faaliyeti kültürü, spor salon veya aletleri medeniyeti; okumak ve bilgi edinmek kültürü, bunu sağlamak için üretilen kâğıt, kalem, matbaa vb. medeniyeti ifade eder.

5. Kültürü oluşturan duygular içten ve samimi oldukları için görülmeleri ve incelenmeleri çok güçtür. Medeniyet ise dışta görünen kavram ve faaliyetlerden, kısaca birçok teşkilât ve müesseselerden oluşur. Bu yönü ile medeniyet, kültüre oranla daha kolay anlaşılabilir.

Her millet başlangıçta kendi kültürüne sahiptir. Kültürün yükselmesinden medeniyet doğmaya başlar. Medeniyet, zamanla diğer medeniyetlerden pek çok medeniyet unsuru alarak gelişir. Medeniyetin fazla gelişmesi milli kültürü bozar. Milli kültürü bozulmuş olan milletlere dejenere milletler denir. Tarih bize dejenere milletlerin sağlam ve köklü kültüre sahip, fakat medeniyetçe zayıf milletlerle mücadelelerinde başarılı olamadıklarını göstermektedir. İslâm düşünürü İbn Haldun da benzer bir görüşü benimsemiş ve asabiyeti güçlü fakat medeniyeti zayıf bedevilerin (çöl halkı, göçebe), medeniyetçe ileri fakat asabiyet bakımından fakir olan hadarîleri (şehir halkı) yendiklerini ifade etmiştir.

Daha önce de belirtildiği gibi insan toplumsal bir varlıktır. Toplumsal olaylar sebep-sonuç ilişkisi içinde gelişir. Bu olayların öznesi insandır. Araştırmalar göstermiştir ki tarihte ne kadar geriye gidilirse gidilsin temel insan davranış ve eğilimlerinde çok büyük farklılıklar görülmemektedir. Bu nedenle yeryüzünde geçmişte yaşamış, bugün yaşamakta olan değişik insan topluluklarının ortaya çıkardıkları kültür ve medeniyet unsurlarında benzerlikler ve ortak yönler bulmak her zaman mümkündür. İnsanın bulunduğu her yerde mutlaka kültür ve medeniyet izlerine rastlanır. Bu, birlikte yaşamanın ve ortak amaçlara yönelmenin doğal sonucudur.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?
  • 1
    be_endim
    Beğendim
  • 0
    alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
  • 1
    e_lendim
    Eğlendim
  • 0
    d_nceliyim
    Düşünceliyim
  • 0
    _rendim
    İğrendim
  • 0
    _z_ld_m
    Üzüldüm
  • 2
    _ok_k_zd_m
    Çok Kızdım
İlginizi Çekebilir

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir